88

2 saat 37 dakika

Bosna-Hersek, Türkiye

23 Eylül 2011

Gece bitmek bilmez. Anadolu’nun bozkırında saatlerdir süren bir cinayet soruşturması herkesi yormuştur. Savcı, komiser, jandarma ve doktordan oluşan bir ekip, Kenan’la Ramazan’ın gömdüğü cesedi aramaktadır. Kenan, Yaşar’ı gömerken sarhoş olduğunu, yalnızca top gibi bir ağacı ve bir çeşmeyi hatırladığını söylemiştir. Ceset ya o tepenin ardındadır, ya bu tepenin… Engebeli, yılankavi yolların sırtında iş uzadıkça uzar. Araba farlarının titrek ışığında kuru otlar savrulur, gölgeler büyür, karanlık adım adım koyulaşır. Arap Ali, doktora yaklaşıp “Çoluk çocuk sahibi olunca anlatacak bir hikâyen olur. Fena mı?” der. “Bir zamanlar Anadolu’da, dersin, ücra bir yerde görev yaparken işte başımdan böyle böyle olaylar geçti dersin. Anlatırsın yani masal gibi.”

N/A

2 saat 4 dakika

Fransa, İsviçre, Türkiye

1 Eylül 1982

Yol, yarı açık cezaevinden bir haftalığına izine çıkmış beş mahkumun yol hikayesidir. Önce otobüs ve trenle süren yolculuk boyunca, ayrı ayrı beş mahkumun hayat hikayeleri ve yaşantılarından kesitler aracılığıyla, alabildiğine geniş ve ayrıntılı bir Türkiye panoraması çizer. Yoksul ve ezilmiş insanlar, feodal yapı feodal düşünce ve koşullar altında yaşamaktadır. Mahkumlardan Süleyman, Mevlüt, Ömer, Mehmed Salih ve Seyit Ali Fıtar'ın "yitik yaşamları"na tanıklık eder. Dolayısıyla, konusu mahkumlar aracılığıyla anlatılan hikayenin sunduğu panorama, asıl olarak, ülkenin "ortamın ve dışarısıyla çok büyük bir hapishane" olduğu gerçeğinin altını çizer.

N/A

1 saat 28 dakika

Türkiye

1 Temmuz 1966

İstanbul'lu bir adamın taşralı bir genç kadına aşkı konu edilir. Haşmet, iflas etmiş saraylı bir ailenin son temsilcisidir. Elden çıkardıkları yalının bahçesinde bir kulübede yaşayıp seyyar fotoğrafçılık yaparak geçimini sağlamaktadır. Bir gün artist olma hayaliyle İstanbul’a gelen Ayşe’yle tanışır. Haşmet, Ayşe’ye âşık olur. Genç kadının kötü yola düşmesinden korkarak ona yardım etmeye karar verir

N/A

1 saat 41 dakika

Türkiye

1 Ocak 1987

Anayurt Oteli, yönetmenliğini Ömer Kavur'un yaptığı, başrollerinde Macit Koper, Şahika Tekand, Orhan Çağman ve Serra Yılmaz'ın rol aldığı 1986 yapımı bir film'dir. Film Yusuf Atılgan'ın aynı adlı eserine dayanılarak Ömer Kavur tarafından senaryolaştırılmıştır.

N/A

2 saat 0 dakika

Türkiye

1 Mayıs 1987

İstanbullu Muhsin Bey, Türk musikisine ve çiçeklerine düşkün, değerlerine bağlı bir 'eski usül' adamdır. 80’lerde hızla değişen şehire, köyden kente göçün getirdiği kültür erozyonuna yabancı ve ilkeleriyle yaşayan bir adam. Bir gün kaset çıkarmak için şehre gelmiş, yanık sesli türkücü Ali Nazik’le kesişir yolları. Muhsin Bey, Ali’yi şöhretle tanıştırabileceğini düşünür. Bu iki ayrı dünyanın insanı böylece, zorlu bir işbirliğine girerler. Dünyaların ne kadar ayrı olduğunu anlamaları içinse, elbette zaman gerekecektir.

N/A

1 saat 30 dakika

Türkiye

1 Ocak 1978

Kamyon şoförü İlyas, İstanbul'dan Asya'nın kaldığı köye gelir. Birbirlerine âşık olup evlenirler. Çocuklarının adına Samet koyarlar. İlyas, kamyoncu olduğu için sık sık yollara çıkar ve Asya, Samet'le yalnız kalır. Bir gün yine yola çıkan İlyas, eve dönmez. Asya, bu acıya dayanamaz ve oğluyla birlikte yollara düşer. Yolda Cemşit adında bir adamla karşılaşırlar. Cemşit onlara kol kanat gerer. Birlikte yaşamaya başlarlar. Bir gün İlyas karşılarına çıkar. Asya, artık bir seçim yapmak zorundadır.

N/A

1 saat 42 dakika

Türkiye

24 Eylül 2004

1999 yılına dönüyoruz. 3 ayrı görsel ve kültürel atmosferde geçen, birbirine dolanmış iki ayrı öykünün bileşkesi bu. Göremeli futbolcu Şeytan Rıdvan ile İstanbullu Hayalet Cevher'in tek ortak yanı vardır; birlikte yaptıkları askerlik. Güneydoğu'da birlikte savaşmış, silah arkadaşlığı yapmışlardır. Rıdvan'ın da, Cevher'inde askerden sonrası için farklı hayalleri vardır. Farklı toplumsal değerlerin, folklörün bu iki Türkiyeli insanı da hayatın içine dönerler dönmesine, ama artık aynı insanlar değildir onlar: Mayın tarlasında bacağını kaybetmiş olan Rıdvan, Göreme'deki futbol sahasına ancak boynu bükük çıkacaktır. İstanbul'daki karmaşaya artık sağ kulağı olmadan gelen Cevher'i ise yine büyük bir üzüntü beklemektedir. Depremde göçük altında kalan babasının acı anısı...

N/A

1 saat 40 dakika

Türkiye

1 Ocak 1970

Faytonculuk yaparak yaşamını kazanmaya çalışan, Cabbarın ve ailesinin içine düştügü çıkmazlar ve kurtulmaya çalışmasını anlatır. Atı bir arabanın çarpması sonucu ölen Cabbar ailesini geçindirmek için emeğiyle çalışarak para kazanamayacağını düşünerek, kestirme bir yol aramaya başlar. Aldığı milli piyango biletine de ikramiye çıkmayınca, bu kez define aramaya başlar.

N/A

1 saat 43 dakika

Yunanistan, Türkiye

17 Kasım 2006

Kör düğüm olmuş bir aşk üçgeni, Bekir, Uğur ve Zagor... Bekir Uğur'a, Uğur Zagor'a, Zagor'da serseriliğe aşıktır. Karşılığını bulamayan kalplere tutkun bu üç insanın yolu, tutkunun beslediği bir kaderle birbirine bağlanır. Uğur, Zagor'un hapisten çıktığı gece, mahallede işlenen bir cinayetin ardından ortadan kaybolur. Bu kayboluş, ilk başta Bekir'in umutsuz aşkından kurtulması için bir umut olsa da, aylar sonra Zagor'un İzmir'de işlediği bir cinayet sonrası hapse girmesinin ardından Uğur'un mahalleye dönmesi ile Bekir için yıllar sürecek amansız bir kovalamaca başlayacaktır. Aşkının peşinde, kendini hiçe sayarak sürecek bu kovalamaca ile gururunu, benliğini, bütün kişiliğini yitirse de, bir tek şeyi, aşkın masumiyetini yitirmez.

N/A

3 saat 16 dakika

Türkiye, Fransa, Almanya

13 Haziran 2014

Aydın emekli bir tiyatrocudur; oyunculuğu bıraktıktan sonra Kapadokya'ya babasından yadigar kalan butik oteli işletmek için geri döner. Aydın o günden sonra başlayan kış uykusu bu gözlerden ırak otelin içerisindeki gündelikleriyle, kâh yerel bir gazeteye köşe yazıları yazarak kâh her zaman niyetlendiği ancak bir türlü başlayamadığı tiyatro tarihi kitabını yazmayı düşünerek geçer. Tüm bu süreçte hayatında iki kadın vardır: Kendisine her anlamda uzak ve soğuk davranan genç karısı Nihal ve boşandıktan sonra yanlarına taşınan kız kardeşi Necla... Kışın bastırması ve artan kar yağışı bu küçük taşrada en çok Aydın'ın sinirlerine dokunur ve onu uzaklara gitmeye teşvik eder...

N/A

1 saat 29 dakika

Türkiye

9 Ekim 1965

Halil (Müşfik Kenter), adada ustası Mustafa'yla (Fadıl Garan) birlikte boyacılık yapmaktadır. Bir gün boyamaya girdiği boş köşklerden birinin üst katında, duvarda asılı bir kadın resmi görür ve resme aşık olur. Bir yıl boyunca her gün köşke girer ve resmi seyreder. Ancak, bir gün, köşkün sahibinin kızı olan resimdeki Meral (Sema Özcan), iki arkadaşıyla köşke gelir ve Halil'i resmini seyrederken görür.

N/A

1 saat 39 dakika

Türkiye, Almanya

7 Ağustos 2008

Okumak için gittiği İstanbul'da işkence görmüş Yusuf, memleketine döner.

N/A

1 saat 41 dakika

Türkiye

1 Ocak 1985

Haraptar adlı köyün haşmetli ağası (Şener Şen), her gün yeni bir kan isteyen babası Abdo'yla yaşadığı yörede egemenliğini sürdürürken her şey tersine gelişir. Yanaşmalarının küçük kızıyla gerdeğe giren baba, yaşamını yitirir. Köylüler ağanın ürünlerini çalıp satarlar. Kuraklık nedeniyle topraklarını da baraj yapmak isteyen politikacılara satarak kendini kente atan ağa, burada da tutunamayacaktır. Karısına varıncaya kadar herkesin terk ettiği ağaya sadık kalan yalnızca yanaşmanın kızı Kiraz'dır.

N/A

1 saat 32 dakika

Türkiye

1 Nisan 1973

Akad, İstanbul'un taşı toprağı altındır düşleriyle büyük kente gelen Yozgatlı aileyi tüm bireyleriyle perdeye aktarırken, Meryem tiplemesini feodal geleneklerinden arındırıp ekonomik özgürlüğüne kavuşturuyor. Meryem (Hülya Koçyiğit evi terk edip bir fabrikada iş bulur. Oysa aile reisleri Hacı İlyas gelininin evden kaçıp fabrikada çalışmasını onur meselesi yapar. Bu lekenin temizlenmesi için Meryem in kocası olan oğlu Veli' ye baskı yapar. Veli silahıyla Meryem'i öldürmek için fabrika çıkışı önüne geldiğinde karı-koca birbirlerine sarılıp, özgürce aydınlık bir mutluluğa omuz omuza yol alacaklardır.

N/A

1 saat 48 dakika

Türkiye

18 Kasım 2005

1980 darbesinde annesini kaybeden küçük Deniz(babası o dönemde bir çok erkek çocuğa verilen ismi koymuş)yedi yıl sonra hiç görmediği dedesinin Ege’deki çiftliğine doğru bir yolculuğa çıkar. Deniz’in dedesini hiç görmemesinin nedeni dedesiyle babasının yıllardır küs oluşudur. Hüseyin Efendi (Çetin Tekindor)okumaya diye gönderdiği oğlunun politik olaylara karıştığını öğrenince onu evlatlıktan silmiştir çünkü.Sadık’ın her şeye rağmen baba evine geri dönüşünün nedeni Deniz’den ayrılmak zorunda oluşudur; küçük oğlunu babasına emanet edecektir. Kelimenin tam anlamıyla Deniz bu çiftlikte hafif tatlı kaçık bir ailenin ortasında bulur kendini.

N/A

2 saat 1 dakika

Türkiye

29 Kasım 1996

35 yıl sonra hapisten çıkan eşkıya Baran sevgilisini bulmak ve intikam almaç için İstanbula gelir.

N/A

1 saat 18 dakika

Türkiye

1 Nisan 1996

Araba sevdalısı bir otomobil hırsızının hüzünlü öyküsü. Rumelihisarı'nı mesken tutan Mahsun, evsiz-barksız işsiz ve kimsesi olmayan bir garibandır. Tüm dostları balıkçılardır. Sabahçı kahvesindeki çay borçlarına kadar herşeyine balıkçı dostlarından Reis'in sahiplendiği Mahsun, otomobil çalarak yaşamını sürdürür. Yaşamındaki tek tutkusu arabalardır. Geceleri çaldığı arabaları sabaha dek gezdikten sonra yerlerine bırakır. Çoğu zaman da onları garip bir coşkuyla, okşarcasına yıkayıp temizleyerek... Yine Reis'in sayesinde sandelyeler üzerinde uyuklamaktan kurtulur ve kahvenin tuvaletine bakma işini üstlenir. Bir gün, kahveye gelen eroin bağımlısı kıza aşık olur. Birden dünyası değişen Mahsun, hiçbir karşılık beklemeden, yatacak yeri olmayan kıza odasını açar. Ne var ki beyazcı kız, eroin almak için bedenini, bu açılan odada erkeklere satarak Mahsun'un saf dünyasında bir düş kırıklığı yaratacaktır.

N/A

1 saat 30 dakika

Türkiye

16 Aralık 1963

Necati Cumalı'nın aynı adlı eserinden uyarlandı. Anadolu'da suyun ve kadının önemi çok büyüktür. Film suya ve kadına sahip olmak için çalışan tütün işçilerinin zorlu çalışmasını perdeye taşıyor. Filmde Osman'ın hapse giren kardeşinin karısına sahip olma isteğini izliyoruz. Türk sinemasının ilk uluslararası ödülüne Susuz Yaz sahip oldu ve sinemamızın dünyada tanınmasında epey etkili oldu. Fakat film üzücü bir şekilde bir dönem yasaklarla karşılaşmış, ancak ödüllerin ardından yerli izleyici ile buluşabilmiştir. 1964 yılında Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı ödülünü kazanan Susuz Yaz, 61. Cannes Film Festivali’nin “klasik filmler” bölümünde gösterildi. Gösterimden önce filmin tanıtımını Fatih Akın yaptı.

N/A

1 saat 30 dakika

Türkiye

9 Ağustos 1977

Zabıta memuru, görevinin verdiği yetkileri zorlayarak esnafın ve çöpçünün üzerinde büyük bir baskı kurar. Aynı mahallede oturan Hacer ise temizlikçilik yapmaktadır. Hacere aşık olan zabıta memuru, annesinin tepkisiyle karşılaşır. Mahallenin çöpçüsü Apti de Hacere aşıktır ama parası yoktur. Bir gün yalnışlıkla girdiği bir gazino, kötü şansını bir anda değiştirir.

N/A

1 saat 50 dakika

Türkiye

24 Ekim 1997

Namus cinayeti nedeniyle girdiği hapishaneden çıkan Yusuf amaçsız bir hayata sahiptir artık. İzbe bir pansiyon köşesinde yolu Bekir ve Uğur’la kesiştikten sonra hikayedeki tüm kişilerin hayatlarını derdinden sarsan hadiseler yaşanacak, herkes kendi masumiyetinin peşinden gidecek; bu seçimler de hepsinde derin yaralar açacaktır. Uğur güçlü bir hayat kadınıdır, Bekir ise ona saplantılı bir adam. Fakat Uğur'un gönlünde Zagor vardır * Türk sinemasının önemli yönetmenlerinden Zeki Demirkubuz’un, izlendikten sonra hafızalardan uzun bir süre silinmeyen filminin başrollerinde Derya Alabora, Güven Kıraç ve unutulmaz tiradıyla hafızalara kazınan Haluk Bilginer var. Yapım vizyona girdiği yıl ayrıca Antalya Film Festivali’nde 4 Altın Portakal ve Altın Koza Film Festivali’nde de dört ödüle layık görülmüştü.

N/A

2 saat 9 dakika

Türkiye

1 Mart 1979

Bir aşiretin kırsal alandan büyük kente geçişini ve giderek çöküşünü zengin ayrıntılarla veren destansı, epik bir deneme. Bir başyapıt. Yılmaz Güney'in uzun soluklu senaryosundan, Zülfi Livaneli'nin müziğine, Zeki Ökten'in anlatımına ve en küçük oyuncusuna kadar her şey yerli yerine oturmuş. Tarık Akan, Tuncel Kurtiz ve Melike Demirağ, şaşırtıcı ve paslaşmalı bir oyun gösterisi sunuyorlar. Vahşi doğunun uçsuz bucaksız yaylalarından, "Güzel Ankara"nın ana caddelerine kadar uzanıp trajik bir çöküşü, bir "son"u yaşayan insanları, bir aşiretin öyküsünü anlatıyor. Tren bölümleri ve ihtiyar aşiret reisi Hamo rolündeki Tuncel Kurtiz'in koyun sürüsüyle Ankara'ya girişi, tek başına kalınca da caddelerdeki insan seli arasında oğullarını arayışı unutulmaz güzellikte. Türk sinemasında ekip çalışmasının en zengin örneklerinden. A. Özgüç

N/A

1 saat 51 dakika

Türkiye

29 Eylül 2006

Sırtını yüksek kayalıklara dayamış, yüzünü yüce bir denize dönmüş, etekleri zeytinliklerle süslü küçük fakir bir köy. Köyün sakinleri sert bir coğrafyayla başa çıkmak için uğraş veren, sade ve çalışkan insanlardır. Zaman her gün ezan sesiyle beş ayrı vakte bölünür. İnsana özgü bütün olaylar her gün bu beş vakit dilimi içinde yaşanır. Yetişkinler büyüklerinden gördüklerini çocukları üzerinde devam ettirirler. Sevgilerini beceriksizce gösterip, dayağı cennetten çıkma sayarlar. Babalar daima oğullarından birini ötekine üstün tutar. Anneler kızlarına acımasızca buyurur. Çocukluktan gençliğe geçen, 12-13 yaşlarında üç çocuk Ömer, Yakup ve Yıldız bu beş vakitli filmde, köy sakinleri arasında öne çıkar. Beş vakit geçer ve çocuklar bu küçük köyde öfkeyle suçluluk arasında gidip gelerek, ağır ağır büyürler.

N/A

1 saat 34 dakika

Türkiye

4 Mart 2005

Üç yakın arkadaşın hayatları, içlerinden biri yüzünden tamamen değişecektir. Her zamanki gibi akıp giden günler artık hiçbir zaman eskisi gibi olmayacaktır… Vaktinden çok sonra askerliğini yapan İbrahim nerede bir resmi kıyafet görse hemen oradan kaçar olmuştur. Sadece masum bir korku gibi gözüken bu fobisi yüzünden sevdiği arkadaşları ve kendisinin başına gelmeyen kalmaz. Arkadaşlarıyla beraber kendini mahkeme salonlarından, hapishaneye kadar uzanan bir yolculukta bulur. Neler olup bittiğini anlamadan cezaevine düşen, üç arkadaşın akılları hep dışarıdadır. Ama geride kalanlar yavaş yavaş kendi yollarını çizmektedir.

N/A

1 saat 34 dakika

Türkiye

9 Kasım 1981

Davaro ve Hıyarto aileleri arasındaki kan davası iki yüz yıldır sürmektedir. Yıllardır Almanya’da çalışan Memo, Cano ile evlenmek için başlık parasını toplayınca köye döner. Düğünün yapıldığı sırada Memo’nun babasını öldüren Sülo cezaevinden çıkar. Töreler gereği Memo’nun Sülo’yu öldürmesi gerekmektedir. Cano ile evlenmek isteyen Memo, Sülo’nun teklif ettiği oyunu kabul eder. Fakat işler plânladıkları gibi gitmeyecektir.

N/A

2 saat 3 dakika

Türkiye

12 Kasım 2004

Arif, Antalya’da halı ticareti yapmaktadır. En büyük zevki UFO’larla ilgili hayaller kurup bunları çevresi ile paylaşmaktır. Bir gün hayali gerçek olur ve uzaylılar tarafından kaçırılır. Komutan Logar’ın esir ettiği Arif, GORA gezegenini bir alev topundan kurtarır. Bu sayede Logar’ın düşmanlığını, Amiral’in kızı Prenses Ceku’nunsa sevgisini kazanır. Oysa Logar, Prenses Ceku ile evlenip gezegeni ele geçirmeyi planlamaktadır. Arif’in yapabileceği tek şey, kaçarken Ceku’yu da yanına almaktır.

N/A

1 saat 45 dakika

Türkiye

1 Ekim 1974

Âzem ve Cemil, dostlukları öğrencilik yıllarına dayanan iki yakın arkadaştır. Birbirlerinden uzun süre ayrı kalmalarından ve ayrı şartlar içinde yaşamalarından dolayı, hayat biçimleri de farklılaşmıştır. Dünün yoksul öğrencisi Cemil zengin olmuş, güzel karısı Necibe ve içine kapanık, narin baldızı Melike’yle mutlu bir yaşam sürdürmektedir. Ne var ki arkadaşı Âzem’in sahil kentindeki evlerine gelip, yaşamlarına girmesiyle düzenleri bozulur. Necibe’nin Cemil’i aldatması, Melike’nin Âzem’le duygusal bir ilişkiye girmesi, Âzem’in bir türlü Cemil’den vazgeçememesi olayları gittikçe daha karmaşık bir hale getirir. Toplumsal gerçeklerden bihaber yozlaşmış bir yaşam süren Cemil’le, politik olarak bilinçlenmiş, sosyalist Âzem’in fikir ayrılıkları artık kapanacak türden değildir.

N/A

1 saat 50 dakika

Türkiye

2 Ocak 1990

Aşk filmi çekmekten sıkılmış olan Haşmet, elinde kendi deyimiyle “toplumsal içerik taşıyan dönem filmi” ne ilişkin bir senaryo ile her kapıyı çalar. Sonunda yapımcı Abdülkadir’i ikna eder. Fabrikatör ve kızını rehin alan bir teröristin aralarında geçen bir öykünün başrolünü Müjde Ar’a teklif eder. Kabul görmeyince rolü daha önce hiçbir filmde oynamamış Jeyan’a verir. Fabrikatörü ise, eski sanatçı arkadaşı alkolik Nihat’a ısrarlarına dayanamayarak oynatır. Çok kısıtlı bütçesiyle çekime başlarlar. Çekim sırasında Nihat, kriz geçirip ölür. Haşmet, rolünde de onu öldürüp çekimi sürdürür. Bu arada yapımcı Abdülkadir piyasayı dolandırıp kaçar.

N/A

1 saat 20 dakika

Türkiye

5 Eylül 1985

İbrahim, düşük kademeli bir memurdur. Aldığı maaş dört çocuklu ailesini geçindirebilmesine yetmez. Ek iş yapmaya başlar. Çalıştığı bir gün soyunarak koşmaya başlar. Medyada "Çıplak Vatandaş" olarak ünlenir. İbrahim ve ailesi bu ünün hayatlarına getirdiği ani değişimlere ayak uydurmaya çalışacaktır

N/A

1 saat 50 dakika

Türkiye, Almanya

2 Ocak 1983

Sürgün olarak Hakkari'ye giden bir öğretmenin (Genco Erkal), orada güçlükler içinde geçirdiği bir kış mevsimi anlatılmaktadır. Film Ferit Edgü'nün "O" adlı romanından uyarlanmıştır.

N/A

1 saat 24 dakika

Türkiye

1 Ocak 1976

Saf görüntüsüne inat, cin fikirli Seyyid (Kemal Sunal); büyük bir apartmanda kapıcılık yapmaktadır ama işler öyle bir hal almıştır ki; yönetici ve apartman sakinleri de dahil artık Seyyid’in hizmetindedir.

N/A

2 saat 26 dakika

Türkiye

18 Mayıs 1990

Kemal Tahir'in Malatya Cezaevi'nde yattığı 3 aylık bir dönemin öyküsü. 1943 Türkiye'sini sergileyen Kemal Tahir'in (Kadir İnanır) hapishane anılarıyla iç-içe geliştiği Malatya genelevinin ünlü sermayesi Tözey'in (Hülya Koçyiğit), çocuk yaştaki sevgilisiyle birlikte kocasını zehirleyen idam mahkumu Hanım Kuzu'nun (Perihan Savaş) dramı.

N/A

1 saat 29 dakika

Türkiye

10 Şubat 1968

Manav Halil kendi halinde yaşayan bir adamdır. Bir akşam, arkadaşlarının ısrarıyla gittiği pavyonda şarkıcı olan Sabiha'yla tanışır ve birbirlerine aşık olurlar. Sabiha, arkadaşı Müjgan'ın birbirlerine uygun olmadıkları yönündeki uyarılarına rağmen Halil'i evine alır ve birlikte yaşamaya başlarlar. Ancak, Sabiha'nın Halil'in hayatıyla ilgili bilmediği gerçekler vardır.

N/A

1 saat 17 dakika

Türkiye

1 Ocak 1974

Saffet, Himmet, Hayret ve Gayret isimli bu dört kardeş zengin olmak istemektedir. Umutları bir zamanlar gömülmüş olan defineyi bulmak ve aralarında pay etmektir. İstanbul macerasından sonra köylerine dönen kardeşler defineyi kendi tarlalarında bulunca bir anda hayallerine kavuştuklarını düşünürler. Gömülü altını paraya çevirmek amacıyla gittikleri Ankara, Kayserili kardeşler için yeni ve eğlenceli bir maceranın başlangıcı olacaktır.

N/A

1 saat 25 dakika

Türkiye

1 Ocak 1980

Zeytin toplayıcısı Bilo ve arkadaşları Almanya'ya gitmek için Maho ile anlaşmışlardır. Maho bir kamyonun arkasında onları götürecektir. Ancak Maho usta bir dolandırıcıdır. Köylüleri Almanya yerine diye İstanbul'a götürür. Bilo ve arkadaşları İstanbul'da olduklarını öğrendiklerinde büyük bir şok geçirirler. Bu arada Maho zengin bir aile kızı olan Necla ile evlenmiş ve işlerin başına geçmiştir. Bilo Maho'yu bulmaya kararlıdır. Kader onları birçok kez karşı karşıya getirecektir.

N/A

1 saat 40 dakika

Türkiye

1 Ocak 1978

Feyzo askerden döndükten sonra Gülo’ya talip olur. Köyde Gülo’ya başka talipler olduğu için babası başlık parasını artırmaya koyar. Ve on bin peşin, on bin senet karşılığı Gülo, Feyzo’nun üstünde kalır. Feyzo borcunu ödemek için kente gidip çalışmaya başlar.

N/A

1 saat 38 dakika

Türkiye

29 Kasım 2009

Birbirine kenetlenmiş yedi kişinin bir günde başına gelen maceraların öyküsü..."Para darphanede basılır, imzası atılır, banknot yapılır, deste deste akar gider. Milyonlarca temiz, milyonlarca pis el değer. Anlatılmaz bir sevgisi, anlatılmaz bir acısı vardır. Dünyada para için istenilecek en güzel dilek pis tarafını tutmamaktır, eğer tutarsan."

SON DERECELENDİRMELER

Hata veya görüşlerini bildir!